HENRY STEİNWAY(1797-1871)

 
   

Heinrich Engelhard Steinweg (1797-1871), oğlu Theodor hariç, tüm ailesini, yani, eşini, üç kız ve üç erkek çocuğunu, Almanya’daki karışık politik ortamdan uzaklaştırarak New York’a taşıdı. Burada, kendi aile firmalarını kurmak için çok sıkı çalıştılar ve üç yıl sonra, küçük bir fabrika kurmayı başardılar. İsimler İngilizce’ye çevrildi: Johann Heinrich Engelhard Henry, 18 yaşındaki Johann Heinrich Wilhelm de William oldu. Henry’nin kurduğu firma, piyano tarihinin en büyük ve en görkemli başarılarına imza atacaktı. 1853 yılında Varick Street’te küçük bir dükkanda, günümüz konser piyanolarının yüzde seksenini üretecek olan Steinway & Sons firması üretime başladı.

Küçük aile şirketinin önünde, uluslararası bir efsane haline gelmeleri için, uzun bir yol vardı. Fabrikalarının kurulduğu 1853 yılı, piyano tarihinde önemli başlangıçların yılıydı aslında. Bu yıl, Berlin’de Bechstein ve Leipzig’de Blüthner’in de açılış yılıydı. Bu firmalar, o dönemdeki en iyi piyanoları üreten firmalar olacaktı.

Bu üç firmanın kurucusu da, Almanya’nın Sakson bölgesindendi. Yani, çalgı yapımcılığının “her gencin kanında” olduğunun söylendiği ve bu konuda yüzyıllardır uzmanlaştığı yerdendiler. Engelhard Steinway 56 yaşındaydı. Bu konuda daha aktif olacak olan Charles, diğer rakipleri olan Bechstein ve Blüthner gibi, yirmili yaşlarındaydı ve tüm bu genç adamlar, o dönemin yeni teknolojik gelişimlerine açık kişilerdi. Ayrıca, büyük ölçekte pazarlama rekabetine girebilecek vizyona sahiptiler.

 

  İşe başladıkları dönem, gelişmeye ve ilerlemeye çok açık bir dönemdi. İyi ahşap, ucuzdu ve kolaylıkla bulunabiliyordu. Metalurji ve mühendislik gelişmişti ve yeni gereksinimlere çok duyarlıydı. Kalifiye elemanlar yüksek ücretler almaktaydı, ancak, Steinway’ın farkı, kendi fabrikasında çalıştırdığı bu elemanların Avrupa’dan gelen göçmenler olması ve eski kıtada kalan rakiplerine göre, yeniliklere açık olmalarıydı. Uzun yıllar boyunca Steinway fabrikasında Almanca konuşulmuştu. Pazarın talepleri de, yüksek kaliteli mallara karşı oldukça cömertti.

Tüm bu ortam, Steinway için, ideal bir başlangıç ortamıydı. Bir yıl içerisinde, Washington Fuarı’nda sergiledikleri bir kare piyano ile ödül aldılar. 1855’te, çapraz telli demir iskelete sahip piyanolarıyla New York’ta, American Institute Fuarı’nda bir başka ödüle sahip oldular. Ardından, grand ve konsol piyanolara dönüş yaptılar. Takip eden on yıl içerisinde, Amerika’da, sadece Chickering firmasından rekabet gördüler ve bu, onlara, Avrupa pazarına açılma olanağı verdi. Sadece üretim kalitesinde değil, pazarlama konusunda da başarıyla ilerlediler. 1857 ile 1872 arasında, çoğu çok önemli olan on yedi patente imzalarını attılar. Takip eden on beş yılda, yapıyla alakalı, ufak çaplı otuz dokuz patent daha aldılar.

 1856 tarihli erken dönem Steinway’leri, demir iskeletli, ancak, düz telliydi. 1859’da ilk çapraz telli Steinway, bir konserde kullanılmış ve Aralık ayında patentlenmişti. Bas tellerin çaprazlandığı ilk konsol piyano, 1863’te üretilmişti. 7765 numaralı bu çalgı, piyano tarihinde önemli bir yere sahipti; o tarihten günümüze üretilen tüm konsol piyanolarının temelini oluşturmuştu. Steinway’in çapraz tel yönteminde tek ses tahtası kullanılmakta ve köprüler, ses tahtasının ortasına yaklaştırılarak ses kalitesinde artış sağlanmaktaydı. Demir iskelet, tek parça dökme demirden oluşurdu. Ayrıca, daha gelişmiş metalurjik özellikler taşır, bu sayede daha fazla gerginliğe direnç gösterebilir ve tonu zenginleştirirdi. Mekanizma oldukça hassas hale getirilmiş, daha ağır çekiçler, daha kalın keçeyle kaplanabilmişti.

                                                                                                    

1884 Tarihli Steinway Mekanizması
 

1866 yılında Steinway firması, 200.000 $ harcayarak, Filarmoni Orkestrası’nın da orada çalabileceği güzel bir konser salonunu New York’a kazandırmıştı.

1873 yılında Viyana Uluslararası Fuarı’nda sergilenen çalgıların büyük bölümü, artık Steinway’i model almaktaydı; kataloglarında gururla “Amerikan sistemi”yle üretildiklerini belirtmektelerdi. Steinway, büyük mücadele ve sınırsız çalışmanın ardından, günümüze dek uzanacak bir kalite imparatorluğu kuracaktı.