|
Gottfreid Silbermann (1683-1753), yüksek değerde bir usta zanaatkardı.
Elliden fazla Sakson kilise orgu ve pek çok mükemmel klavikord, onun
hünerli ellerinden çıkmıştı. Gottfried Silbermann 1683 doğumluydu; kırk
yaşına geldiğinde zanaatkarlığı belli bir bölgede ün yapmıştı. Canlı,
garip ve nezaketten uzak bir adamdı ve bu özellikleri, işinde ona çok da
yardımcı olmuyordu. Yaptığı klavyelerden hoşuna gitmeyenleri baltayla
kırması gibi hikayeler, onun çok mükemmeliyetçi ve aynı zamanda agresif
bir kişiliği olduğunu ortaya koymaktadır.
1730 yılında, Almanya’da yapıldığını düşündüğümüz ilk pianoforte de
dahil olmak üzere, iki prototip yaptı ve J.S. Bach’ın 1736’da Dresden’i
ziyareti sırasında ona gösterdi. Bu sonuca, çalgıları gördüğünü iddia
eden Bach’ın bir öğrencisinin ifadelerinden ulaşıyoruz. Dahi besteci,
biraz da muhafazakardı, o yüzden, yeni çalgılara çok da ilgi
göstermeyerek çalma güçlüklerinden şikayet etti. Silbermann’ın duyguları
incinmişti; bu nedenle, yeni çalgılar üstünde denemeler yapmaya devam
etmesine rağmen bu iki çalgıyı kırdı.
|
 |
|
Silbermann
Mekanizması, 1728
|
Takip eden yıllarda çalışmalarında bir dereceye kadar başarılı oldu
ve Schwarzburg-Rudolstadt Prensi’nin beğenisini kazanan bir pianoforte
yaptı; öyle ki, prens çok beğendiği çalgının birkaç kopyasını da kendi
yapımcısına ürettirdi. Bütün bu zaman içinde Silbermann çok yüksek
kalitede klavikordlar yapmaya devam ediyordu ki, bunlardan bir tanesini
Carl Philipp Emanuel Bach satın almış ve son günlerine dek beğenerek
kullanmıştı.
1746, 1749 ve sonuncusunun tarihi belli olmadan günümüze ulaşan üç Gottfried Silbermann grand pianofortesinde yer alan mekanizmalardan
birisi ilginçti: çekicin tele vurduğu yere konan fildişi malzemelerle,
piyanonun, klavsen sesini taklit etmesi sağlanmıştı. Başka bir
mekanizmada ise, modern piyanolardaki uzatma pedalına benzer biçimde,
susturucuları tellerden uzaklaştırarak, tellerin serbestçe titremelerine
olanak sağlanmıştı. Bu düzenek, pantaleon çalgısından esinlenmiş
olabilirdi.
Silbermann çalgılarının günümüze ulaşan çizimlerinden, onun,
Cristofori prensiplerini takip ettiğini anlamaktayız. Silbermann,
piyanonun yavaş, ama sağlam gelişiminde çok önemli bir faktördür; pek
çok kimse, onu, bu yeni çalgının mucidi olarak görmüştür.
|
|