 |
|
Rachmaninoff,
zamanının en önde gelen piyanistlerinden ve müziğinin
güzelliğiyle ün yapmış bestecilerindendi. Piyano müziği,
temellerini, Chopin, Liszt, bazen Schumann ve hatta Brahms’a
dayanır. Chopin-Liszt çizgisinde, güçlü vokal ezgilerin, zengin
sonoriteyle buluştuğu ve görkemli teknik süslemelerle bezendiği
bir tarzı tercih etmişti. Bu temel formül, eski olmasına karşın,
Rachmaninoff’un kişiliğinde yeni bir boyut kazanmıştı.
Çağdaşı olan bazı bestecilerin aksine, Rachmaninoff, piyanoyu ve
onun kapasitesini oldukça iyi anlamıştı. Piyano merkezli
düşünüldüğünde, eserleri çok sağlamdı, ikna edici bir klavye
düşüncesi taşırlardı: yazımının çok sesliliği geniş ölçekliydi
ve bu yüzden, bazen, ellerin çok fazla açılması gerekmekteydi.
Süslü dekorasyonlar vardı; romantik düşünceyi, neredeyse, rokoko
ile birleştirmekteydi.
Rachmaninoff’un melodi bulmadaki yeteneği göz kamaştırıcıydı.
Şarkılarından bazıları, vokal edebiyatın en güzel melodilerinden
bir kısmını barındırır. Bu yeteneğini klavyeye taşıdığı zaman,
ortaya, karakteristik olarak, berrak ve nostaljik bir melodi
çizgisi çıkartmaktaydı. Bu da, özellikle konçertolarında,
görkemli bir başarı getirmişti. |
Rachmaninoff, çaldığı eserleri, tamamen içgüdüsel olarak
yorumlayanlardan değildi; çaldığı her parçayı, hem bir piyanist, hem de
besteci gözüyle detaylı olarak incelerdi. Müzikal yapıyı, duygusal ve
teknik açılardan analiz ederdi. Profesyonel müzisyenler, onun, çalışkan
zanaatkarlığını ve başkalarına imkansız gelen konuları kolaylıkla
çözümlemesine büyük saygı duyarlardı. Çok büyük elleri vardı, bu da,
eserlerindeki bazı teknik güçlüklerin, kendi el yapısına göre yazılmış
olmasıyla ilişkilidir. En zor pasajlarda bile gösterdiği üstün beceri,
meslektaşlarının takdirini toplar ve biraz da imrenmelerine yol açardı.
Pedalı büyük bir incelikle kullanır, işi, daha çok, parmaklarına
yaptırırdı; notaları, büyük bir temizlikle duyururdu. Çalma tarzında en
önemli özellikler, ritmlerde çok kesin olması, ayrıca, basılı notaya da,
tamamen sadık kalmasıydı. Kontrollü bir piyanistti; romantik bir
piyanist olmasına karşın abartılardan dikkatle kaçınırdı, şov yapmazdı.
Pek çok profesyonel için o, Hofmann ile birlikte, dönemin en büyük
piyanistiydi. Genelde Beethoven’dan Liszt’e kadar olan dönemin
eserlerini çalıyor, Bach, ya da Mozart’a az yer veriyor, en çok da,
kendi eserlerini seslendiriyordu.
Rachmaninoff, günümüze dek ulaşabilen birçok kayıt bırakabilmişti.
Beethoven, Schubert, Schumann ve Chopin çalsa da, kayıtlarının büyük
çoğunluğu kendi eserlerine aittir. 1943 yılında, bir konser turnesinde
sağlığı bozuldu ve kanser olduğu anlaşıldı. Los Angeles’ta hastaneye
yatırıldı, ancak, sonunun yakın olduğunun farkındaydı. Ölümünden bir ay
önce, ellerine baktığı ve “sevgili ellerim, elveda size, zavallı
ellerim” dediği aktarılır.
|
|