 |
|
Piyano müziği tarihi boyunca gelmiş en önemli bestecilerden olan
Claude Achille Debussy, Empresyonistler (İzlenimciler)’in ve
Sembolistler’in ideallerini ve amaçlarını müzik alanına
taşımıştı. Kendinden önce gelen besteciler tarafından
oluşturulan klavye kurallarını reddetmiş, yeni teknikler ve ses
efektleri geliştirmişti. Debussy’nin ortaya koyduğu bu yeni
bestecilik anlayışı, 20. yy. müziğini de derinden etkilemişti.
Müziğinin genel çerçevesiyle ilgili ve döneminde sıradışı
olan özellikleri ayırt etmek kolaydır. Bu özellikler içerisinde
en belirgini, armoninin kullanılış biçimidir. 19. yy.ın standart
bestecilik teknikleri göz önüne alındığında, bu tekniklerin
tamamında, yeni bir çığır açtığı söylenebilir. Kendi iç
dünyasını ifade etmekten başka bir şey düşünmeyen Debussy için,
kurallar hiçbir anlam ifade etmiyorlardı.
Debussy, iyi bir piyanistti. Bunun dışında bir çalgı
çalmıyor, sadece, çok parlak olmamakla birlikte, orkestra
yönetiyordu; bu nedenle, besteciliğinin ana ekseninde, çok iyi
kullanabildiği bu çalgı yatmaktadır. Tek bir melodi yerine,
tonal renklerin bileşenlerini kullanabileceği bir çalgıydı
piyano. Eserlerini yazarken, yorumcunun çok fazla özgür olmaması
ve kendi direktifleri doğrultusunda çalması için, geniş uyarılar
yazmıştı.
Günümüzde, Claude Debussy’nin, çok yetkin bir piyanist olduğu ve
eğer isteseydi, bu konuda profesyonel bir kariyere sahip
olabileceği göz ardı edilmektedir. Tüm bestecilerin iyi şekilde
piyano bildikleri kabul edilse de, Debussy’nin yetenekleri en
üst seviyedeydi. Chopin’den sonra gelen besteci ve piyanistler
içinde, çalgıya en çok katkıda bulunan oydu; yeni pedallama
teknikleri, yeni sonoriteler ve anlayışlar getirmişti.
|
Debussy’nin ideali, çekiçlere sahip olmayan bir piyanoydu. Kendisi de
mükemmel bir piyanist olan Marguerite Long, Debussy’nin çalışını şöyle
tanımlıyor
“Debussy, eşi benzeri olmayan bir piyanist idi. Bir insan, onun
esnekliğini, tuşlara okşar gibi basışını nasıl unutabilir? Tuşların
üstünde büyük bir nezaketle kayarken, tarif edilemez bir anlatımsal güç
elde ediyordu. Onun piyanist sırları, işte, burada yatmaktadır. Debussy’nin kişisel tekniği buradadır; tuşlara sürekli basınç uygulamak,
ancak, bunu çok yumuşak bir şekilde yapmak, sadece kendisinin elde
edebileceği piyano renklerinin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Hafif
renklerle çalmakta ve Chopin’de olduğu gibi, herhangi bir sertliğe yer
vermemektedir. ... Nüansları, üçlü pianissimo’dan forteye kadar,
sonoritede bozulma olmadan ve hiçbir armonik yapı kaybolmadan
uzanabilmekteydi”.
Debussy ile ciddi biçimde ilgilenen tüm piyanistler, onun
müziğinin, sadece bulutlar ve hayallerden ibaret olmadığını, istediği
zaman, son derecede teknik parlaklık taşıyabildiğini bilirler. Buna bir
örnek, L’i le joyeuse eseridir. Ancak, kullandığı pedal karışımları ve
tuşe, piyano tarihinde tamamen yeni bir anlayışı temsil etmektedir.
|
|