 |
|
19. yy.ın en verimli bestecilerinden olan Carl Czerny, Bohemya
orijinli Viyanalı bir piyanistti ve ömrünün üç yılını
Beethoven’ın koruması altında, onun öğrencisi olarak geçirmişti.
Daha sonra arkadaşı olacak Hummel’den etkilendiyse de, esas
etkileşimini, öğretim metotlarını incelediği Cle-menti’den
edindi. Bestelemeye ve ders vermeye devam etmesine karşın,
konserlerde çalmaktan erken yaşta vazgeçmişti. Sadece çok
yetenekli öğrencilere ders vermeyi kabul etmiş, bunların
arasında Franz Liszt, en parlak öğrencisi olmuştu.
Czerny kataloğu, sekiz yüzden fazla opus numarası içerir.
Kalkbrenner gibi Czerny de, günün zevklerine uygun, daha
yüzeysel eserler yazmıştı ki, bunların başında, popüler opera
melodilerinin piyano için düzenlemeleri gelmektedir. Ve gene,
Kalkbrenner’da olduğu gibi, günümüze kadar ulaşan en önemli
eserleri, eğitim amaçlı yazılanlarıdır.
Czerny, kendisini, bir piyanisti ilgilendirebilecek sorunların
tüm detaylarına adamıştı. Ona göre, piyanistin mükemmelliğe
ulaşması, sadece teknikle sınırlı değildi; konserin, sahneye
giriş dahil, tüm seramonik özelliklerini de kapsıyordu.
Czerny, gençliğinde aralıklarla konserler vermiş, ancak, daha sonra
seyahat etmenin güçlüğü ve konserlerin yarattığı gerginlikler
yüzünden, bundan vazgeçmişti. Bu nedenle Viyana’da kaldı; ders
verdi ve beste yaptı. Bunların dışında başka bir şeyle
ilgilenmedi; evlenmedi, kardeşleri, ya da yakın akrabaları
yoktu. Bununla birlikte, pek çok kedisi vardı. Her zaman
etrafında yedi – sekiz kedi olurdu; o da, onlara, daima, iyi bir
yuva bulmak için çaba sarfederdi. 1857’de ölümünden önce,
servetinin büyük bölümünü Viyana Konservatuvarı’na ve başka
hayır işlerine bağışladı. |
18 Şubat
1812’de gerçekleşen, Beethoven İmparator Konçertosu’nun Viyana
prömiyerinde olduğu gibi, Czerny, Beethoven’ın müziğini sıklıkla
seslendirmişti.
Hummel’in aksine Czerny, herkese uygulanabilecek, geçerli tek bir
öğretim metodu olmadığını fark etmişti. Parmak numaraları için bile,
herkesin elinin yapısının ve şeklinin farklı olduğunu ve buna göre deği-şiklikler
olabileceğini söylemişti. Bu yüzden, her müzik, elin şekline uygun hale
getirilmeliydi. Czerny’nin öğretileri, öğrencisi olan Liszt ve
Leschetizky tarafından sonraki kuşaklara aktarıldılar, ancak, bu
piyanistlerin öğretmenlerinin metoduna ne ölçülerde sadık kaldıkları
bilinmemektedir. Czerny’nin, Beethoven’ın öğrencisi olması nedeniyle de
Liszt & Leschetizky ekolünden doğan yeni kuşak piyanistlerin çoğunun,
Beethoven’ın çalma tarzına ve düşünce yapısına yabancı olmadıkları iddia
edilebilir.
Czerny’nin görüşleri, döneminde, tüm müzisyenler tarafından
paylaşılmamıştı. Başta gelen muhalif, Robert Schumann’dı. Ancak Czerny,
kişiliği ve müziğe katkılarıyla takdir toplamıştı. Chopin:
“Czerny, bestelerinde görüldüğünden çok daha hassas birisidir” derken
Stravinsky de:
“Czerny’nin, sahip olduğu müzisyenliği, yüksek pedagogluğundan daha çok
sayarım” demişti.
|
|