PİYANOM YOK, NE YAPMALIYIM ?

 
   
Birçok anne-baba, çok haklı olarak, çocuğunun bu işte gerçekten istekli olup olmadığını görmeden, piyano almak gibi zorlayıcı bir yatırıma girmek istememektedirler. Bu durumda, bir kursa yazılmak ya da öğretmenin evine derse gitmek seçeneklerine sahipsiniz. Bununla beraber, bu işe giriyorsanız ve çocuğunuz buna ilgi gösteriyorsa, en kısa sürede bir piyano edinmek zorunda kalacaksınız. Kursların, öğrenci çekmek amacıyla aksini iddia etmelerine itibar etmeyin; evdeki düzenli piyano çalışmaları olmazsa, piyanoda başarı da gelmez. Ancak, kurs, kendi piyanolarını öğrencilerine çalışmak için açabiliyorsa ve siz de neredeyse her gün çocuğunuzu götürebiliyorsanız, bu, hem kursun iyi niyetini gösterir, hem de uzunca bir süre sizi piyano almaktan uzak tutabilir. Ancak bu sistemin iyi işleyebilmesi her zaman çok da mümkün olamıyor.

Bu konuda bir başka seçenek, piyano kiralamaktır ancak bu, ülkemizde çok yaygın ve düzgün işleyebilen bir sistem değildir. Pek çok batı ülkesinde, gerek özel firmalar gerek de vakıflar aracılığıyla bu hizmet verilmektedir.

Ne tip piyano almalıyım?


Piyanoları kabaca üç grupta toplayabiliriz:

Grand (Kuyruklu / Konser) Piyanolar: tellerin yatay durduğu, kanat şekilli, sıklıkla konser salonlarında gördüğünüz piyanolardır. Kaliteleri yüksektir, ancak aynı ölçüde pahalıdırlar. Ses kapasiteleri çok geniş, müzikal yeterlilikleri fazla, mekanizmaları hassastır. Bununla beraber, apartman dairesinde oturuyorsanız, gerek yüksek volümü, gerek taşınma zorluğu, gerek de kapladığı yer açısından pratik değildir. Eğer maddi imkanlarınız elveriyorsa ve müstakil bir evde oturuyorsanız, doğal olarak en ideal seçenek bir grand piyano almak, ona iyi bakmak ve birkaç kuşak boyunca ailenizin müzikal ihtiyaçlarını karşılamaktır.

 
     
   
     

Konsol (Duvar / Dik) Piyano: tellerin dik durduğu, grand piyanoların kanat biçimi yerine, bir duvara yaslanabilecek şekle sahip piyanolardır. Ses kapasiteleri grand piyanolara göre daha kısıtlı olsa da, ev ortamı için çok yeterlidir. Hatta, iyi kalite bir konsol piyano, düşük kaliteli grand piyanodan daha iddialı bile olabilir. Geniş bir fiyat aralığı içerisinde, oldukça makul fiyatlardan başlayıp, kalite ve özelliklerine göre çok yükseklere çıkabilirler. Orta boy bir odaya sığabilirler, ses kesici özellikleriyle gece çalışmaya izin verirler, iyi bir bakımla birkaç kuşak dayanırlar. En çok satılan piyano tipidir.

 
   

Dijital Piyano: Tuşa basıldığında, önceden kaydedilmiş sentetik dijital sesleri veren elektronik çalgılardır. Son yıllarda kalite olarak çok ilerlemiş modelleri vardır. Tellere ve karmaşık mekanizmaya ihtiyaç duymazlar; elektronikte yaşanan devrim sonucu, fiyatları da oldukça makuldür. Akort istememeleri, kayıt yapabilmeleri başlıca avantajlarıdır. Özellikle piyanonun çalışma mekanizmasını taklit eden modeller, daha başarılıdırlar. Ancak burada, işin özüne inildiğinde çok önemli bir dezavantaja sahiptirler ki bu, anne-babaların, özellikle bu çalgıya yeni başlayacak çocukları için dikkate almaları gereken bir durumdur

 
   

Piyano, mekanik bir çalgıdır, tuşlara basılmasıyla harekete geçen kapsamlı bir mekanizmanın ucundaki çekicin, tellere vurmasıyla ses verir. Bu çalgıyla yakınlaşma fırsatı bulamamış pek çok kişi, tuşa basıldığında çıkan sesin sabit ve hep aynı kalitede olduğu yönünde yanlış bir fikre sahiptir. Ne ki, tüm akustik çalgılarda olduğu gibi, piyanodan da iyi ses elde etmek (buna genelde “ton kalitesi” deriz) apayrı bir ustalıktır ve yıllar süren teknik ve estetik gelişimin ardından oturur. Sentetik ses veren dijital bir çalgı, özellikle yeni başlayan öğrencinin, bu kaliteden haberdar olmamasına yol açar ki, gerçek bir piyano eğitiminin en önemli unsurlarından birisi ortadan kalkmış demektir. (Burada, dijital piyanonun tuş hassasiyetini, yani hafif basınca hafif, güçlü basınca güçlü çalma özelliğini kastetmiyoruz. Dijital piyanolar, bu özelliği çok uzun yıllardır başarabiliyorlar. Esas vurgulamak istediğimiz, çıkan sesin estetik kalitesidir ki bu, her müzisyen için çok önemlidir.) Dolayısıyla, dijital piyano alırken, içinde bulunduğunuz durumu iyi tartmalısınız. Eğer, bu dezavantajın farkında ve yıllardır piyano dersi alan birisiyseniz, bu, sizin için çok sorun olmayabilir. Benzer şekilde, bir bestecilik öğrencisi de, geceleri kulaklık takarak bu çalgıda çok başarılı çalışmalar yapabilir. Ancak, en temel estetik değerleri daha ilk dersten uygulaması gereken bir çocuk için, dijital piyano, kanımca, piyanoya başlamak için uygun bir ortam değildir.


Yukarıdaki açıklamalardan anlayabileceğiniz üzere, eğer çok geniş maddi imkanlara sahip değilseniz ya da dijital piyanolar size uygun değilse, bir akustik duvar piyanosunun her zaman en iyi çözüm olduğunu savunabiliriz. Burada da, size yardımcı olabilecek birkaç öneride bulunalım:

 

Piyanolarda genellikle üç pedal, standart olarak bulunur. Bu pedallardan sağdaki ve soldaki her piyanoda sabittir ancak, alacağınız piyano, ortadaki pedalda farklılıklar gösterebilir. Bu pedal, büyük çoğunlukla, geceleri çalışmak için sesi boğan bir mekanizmaya sahiptir ve apartmanlarda oturan kimseler için oldukça faydalıdır. Nadiren karşınıza iki pedallı modeller çıkabilir, bunlardan kaçınmanız sizin için daha mantıklıdır. Ortadaki pedalın çalıştırdığı sistem, çekiçlerle teller arasına bir perde indirmekten ibarettir ve oldukça ucuzdur, dolayısıyla size ek bir maliyet getirmez. Ancak, bazı piyanolarda, ortadaki pedalın işleyişi çok farklıdır, lütfen buna dikkat ediniz. Özellikle Amerikan piyanolarının bazı modelleri, oldukça karmaşık, aynı ölçüde mantıklı ancak nedense piyanistler tarafından çok da kabul görmemiş bir sostenuto pedalına sahiptir. Bu pedal, bazı seslerin, sağdaki pedaldan bağımsız olarak uzatılmasına yarar ve özellikle amatör bir müzisyenin hayatında buna benzer durumlar çok nadir bulunur. Hatta, bazı piyano markaları ve ünlü piyanist / besteciler bile, bu pedalı tamamen görmezden gelmiştir. Son derece mantıklı bir gereksinime yönelik tasarlanmasına rağmen sostenuto, nedense çok kabul görmemiştir ve piyanonuzun maliyetini arttırabilir. Profesyonel olarak bu işle ilgilenenler ya da düzeyi çok ilerlemiş amatörlerden değilseniz, sostenuto yerine standart gece çalışma pedalını tercih etmenizi öneriririm. (Pedallar ile ilgili tüm detaylar ve bunların çok ilginç tarihsel gelişimi için bakınız: Buğra Gültek, Piyano: Bir Çalgının Biyografisi, Epilog yayıncılık, Ankara, 2007)

 
 

 

 

Piyano dersinin başarılı geçmesi için, piyanonun yüksek kaliteli ve pahalı olması gerekliliği yoktur. Doğal olarak, daha iyi bir ürüne yatırım yapmanın size kalite, dayanıklılık, işitsel tatmin ve ikinci el değerinin yüksek olması gibi avantajları varken, bunu bir zorunluluk olarak görmeniz gerekmemektedir. Mekanik durumu iyi ve akordu yapılmış her piyanoda başarıyla ders yapılabilir. Maddi durumunuz elvermiyorsa, düşük maliyetli bir piyano da alabilir, buna iyi bakmak şartıyla uzun yıllar kullanabilirsiniz.

 
 

 

 

Sık sorulan sorulardan birisi, ikinci el piyano satın almakla ilgilidir. Bu, gerçekten riskli bir durumdur çünkü piyanonun mekanik durumu ve detayları, bir bakışta kendini çok iyi gösteremeyebilir. İşin profesyoneli değilseniz, ya da söz konusu çalgı, geçmişini bildiğiniz bir yakınınızın çalgısı değilse, uzman bir akordöre başvurup çalgıyı inceletmelisiniz. Akordör, size en doğru analizi yapacaktır.

 
 

 

 

Son yıllarda Çin üretiminin artması, piyano endüstrisinde de kaymalara yol açmıştır. Bazı önemli markaların pazarlarını kaybetmesi ya da endüstrinin şekil değiştirmesi gibi bizi doğrudan ilgilendirmeyen konuları geçerek, bardağın dolu tarafını görebiliriz. Çin’de süratle gelişen piyano üretimi, daha ucuz ve kalite olarak bir öğrencinin tüm gereksinimlerini rahatlıkla karşılayacak çalgıların piyasaya girmesine olanak sağlamıştır. Ayrıca, isim yapmış Japon ve Avrupa firmaları da, alt modellerini, kendi kontrolleri ve lisansları altında Çin’de üretebilmektedirler. Dolayısıyla, Çin piyanosu dendiğinde hemen kötü düşünmek doğru değildir; yüksek kalite aramıyorsanız, öğretmeninize ya da güvendiğiniz bir akordöre / piyano galerisine danışarak, sizin için uygun bir çalgı seçebilirsiniz.

 
 

 

 

Alacağınız piyanoya karar verdikten sonra, satıcıyla belirli noktaları açıklığa kavuşturun. Fiyata ilk akordun, taşımanın ve bazen de taburenin dahil olması neredeyse standarttır. Bu konuda bir eksiklik görüyorsanız uyarın. Tabureler çok önemlidir, özellikle çocuğunuz küçükse, bu taburenin ayarlı ancak dikdörtgen olmasında ısrar edin. Ayarsız tabureler, çocuğunuzun boyuna göre değil, yetişkinlere göre tasarlanmışlardır ve aslında yetişkinler bile, farklı ebatlarda oldukları için, ayarlı taburelere gereksinim duyabilirler. Ayarlı tabure eğer yuvarlaksa ve kendiliğinden dönebiliyorsa (aslında bunlar başka çalgılar için tasarlanmışlardır), küçük çocuğunuzun bu tabure üstünde, gerek derste gerek de kendi çalışmaları sırasında sürekli dönmesini engellemeniz çok zordur ki bu da bedensel stabiliteyi etkileyerek dikkati dağıtır. İlk akort yapıldıktan sonra da aklınızda tutmanız gereken şey, akordun bir defa yapılıp bir yıl sizi bu işten kurtaracak garantili bir sistem olmadığıdır. Piyanoların akordu sıklıkla bozulur, özellikle de uzak bir ülkede üretilmiş, orada bir süre beklemiş, sorunlu kara ve deniz taşımacılığı sırasında hırpalanmış, gümrüklerde beklemiş ve sizin aldığınız galeride de altı ay geçirmiş zavallı bir piyanonun iki yüzden fazla metal telinin, bir anda forma girmesini bekleyemezsiniz. İlk akort kısa sürede düşebilir ve dikkatli bir öğretmen sizden akordu yeniden yaptırmanızı isteyebilir. Bu akort, olasılıkla, galerinin garantisi kapsamına girmeyecektir.